14 Kasım 2008 Cuma
13 Kasım 2008 Perşembe
Ammar Bin Yasir Ailesi

Mekke döneminde islam ile şereflenenler inanılmaz işkenceler maruz kaldılar.Bunlardan biride Ammar Bin Yasir Ailesi idi .
İşkencelerin yoğunlaştığı bir gündü.Müslümanlara kızan Mekkeli müşrikler,Yasir ailesini döverek,sürükleye sürükleye çöle götürdüler.Ammar Bin Yasir’in Anne ve Babası çok yaşlanmış,gördükleri işkencelerden yürüyecek halleri kalmamıştı.Ancak müşriklerin gözü dönmüştü. Akşama kadar çöl sıcağının altında işkence yapmaya devam ettiler.
Akşam olduğunda Ebu Cehil elindeki mızrakla işkence yapılan mahale geldi.Yasir Ailesinin bu kadar işkenceye rağmen hale dinlerinden dönmemelerine çok sinirlendi.Bir taraftan küfrediyor
Bir taraftanda önüne gelen müslümanlara tekme tokat vuruyordu. Yaşlı ve yorgun bedeni işkenceye daha fazla dayanamıyan Yasir,İslamın ilk şehidi olarak Rabbinin huzuruna vardı.
Müşrikler hızını alamamıştı. Onlardan biri, okunu yayına yerleştirerek,Yasirin oğlu Abdullah’ı
Vurup oracıkta şehit etti.Cinayeti işleyen müşrikler kan döktükçe vahşileşiyorlardı.Kana doymayan
Ebu Cehil eşi ve oğlunun ölümlerine feryad eden Sümeyye Hatun’a yöneldi.Sümeyye Hatun o haliyle bile Allah ve Rasulüne olan aşkını haykırmaya devam ediyordu.Bu durum Ebu Cehil’i hepten çileden çıkardı.Yaşlı ve ölmek üzere olmasına aldırmadan Sümeyye Hatunun bir bacağını
Bir deveye,diğer bacağını başka bir deveye bağlayarak develeri ters istikametlere göndermek üzere kırbaçladı.Ve aynı anda mızrağını Sümeyye validemizin karnına sapladı ve oracıkta şehit etti.
Kaynak
( Candan öte sevmek Dr Hilal Kara – Abdullah Kara )
9 Kasım 2008 Pazar
5 Kasım 2008 Çarşamba
28 Ekim 2008 Salı
Neden Muhammed İsmi ?

Neden Muhammed İsmi ?
| " . Bu dünyada isimlerimizle iz bıraktığımız gibi öte dünyada da yine aynı isimlerle anılacak olduğumuzu da Hz. Peygamber'in, "Siz kıyamet gününde hem kendi adınızla, hem de babalarınızın adıyla çağırılacaksınız; bu sebeple kendinize güzel adlar koyunuz." hadisinden öğreniyoruz. Hz. Peygamber'in isimler ve isim koyma uygulaması hakkındaki telkinleri bununla da sınırlı değil. Sahabe, yeni doğan çocukları henüz annesinden süt bile emmeden isim koyması için Efendimize getirirdi. Bunun dışında Hz. Peygamber, çevresindeki kimselerden isimlerinin manaları hoş olmayanlarınkini değiştirmişti. Hz. Peygamber'in Seçtiği İsimler Rasûllullah'ın çocuklara isim koyarken hayır beklentisiyle hareket ettiği aktarılıyor. Hz. Peygam ber'in yeni doğan çocuklara verdiği isimlere baktığımızda çoğunlukla ya İbrahim gibi eski bir peygamber ismi ya da Abdullah ve Abdurrahman gibi Allah'ın ismine veya bir sıfatına atıf yaparak verdiği isimler göze çarpmakta. Peygamber isminin verilmesinin ise genel olarak, onların izinden gidilmesi arzusundan kaynaklandığını biliyoruz. Peygamber ismi taşıyan kimseler aynı zamanda onların hatıralarını da yaşatmış olacaktır. Çünkü isimler artık birer sözcük olmaktan çıkmış, temsil ettikleri kimseler veya anlamlar dünyasıyla kurulacak "bağ" için birer araç haline gelmişlerdir. Muhammed İsmi... Sonraki yıllarda Muhammed ismine inananlar tarafından gösterilen rağbetin sırrı da burada saklı diyebiliriz. Hz. Peygamber'in aziz hatırasını yaşatma ve ismi taşıyan kimsenin onu örnek alması amaçlarıyla ebeveynlerin çocuklarına en çok seçtiği adlardan biri olmuştur Muhammed zamanla. Burada Türkçenin en güzel deyimlerinden birini hatırlamak da yerinde olacaktır: "İsmiyle müsemma olmak." Öteden beri isimlerin sahipleri üzerinde tesiri olduğuna inanıldığını biliyoruz. Bu iddia üzerinde elbette tartışmalar yapılabilir ama konunun bizi ilgilendiren yönü, bu inançla kişilere isimler seçilen bir kültürde gerek Muhammed gerekse Ahmed, Mahmut, Mustafa gibi Hz. Peygam ber'in diğer isimlerinin çok sık kullanılmasıdır. Günümüzde de Muhammed başta olmak üzere Hz. Peygamber'in isimlerinin (Esma-i Nebi) en çok tercih edilenler arasında olduğunu öğrenmek için çevremize şöyle bir göz gezdirmemiz yeterli olacaktır. Diğer yandan zamanla konu hakkında farklı kanaatlerin oluştuğu da bilinmektedir. Özellikle toplumumuzda Muhammed ismini taşımanın kişiye ağır sorumluluklar yükleyeceği ve herkesin bu sorumluluğu kaldıramayacağı, Muhammed ismi Hz. Peygamber'e ait olduğundan onu taşıyan çocuğa bağırılamayacağı, bağırıldığı takdirde peygambere saygısızlık edilmiş olunacağı gibi görüşler de zamanla yaygınlık kazanmıştır. Ancak son yıllarda Muhammed isminin yeniden eski yaygınlığını kazanmaya başladığını da gözlemledik. Çocuklarına Muhammed ismini seçen ebeveynler ve bu ismi taşıyan bazı kimselerin görüşlerine başvurduğumuzda (aşağıda sizlerle paylaşacağız) toplumuzda hala aynı kaygıların taşındığını gördük. Fakat görüş belirten ebeveynlerin bu ismi seçme gerekçelerine baktığımızda da Hz. Peygamber'in özelde bu konudaki uygulamaları, genelde de yaşantısının örnek alınması kaygılarıyla hareket edildiği ortaya çıktı. Hz. Peygamber'in Kendi İsminin Alınmasına Dair Görüşleri Muhammed isminin seçilmesi konusunda kısa bir özet vermeye çalıştığımız şu ana dek birbirine zıt iki görüşün olduğunu gördük. Her ikisi de temelde Hz. Peygamber'e karşı beslenen saygıdan kaynaklansa da önemli olan Allah Rasûlü'nün tavsiyeleriydi. Bu bağlamda Müslim'de rivayet edilen bir hadis şu şekildedir: Bir defasında bir adam, çocuğuna Muhammed adını verince, kavmi Rasûlullah'ın adını çocuğuna veremeyeceğini söylemiş, iş Rasûlullah'a intikal edince: "Benim adımı alın; fakat künyemle künyelenmeyin. Çünkü ancak ben Kâsım'ım, aranızda taksimat yaparım." buyurmuştur. Hadiste Hz. Peygamber'in kendi isminin alınması konusunda açıkça tavsiyede bulunduğu görülmektedir. http://www.sonpeygamber.info alıntıdır
|